COVID-19’dan Kaçınma Rehberi

 COVID-19’dan Kaçınma Rehberi



Türkiye ve tüm dünyada ilk kez 10 ay önce ilk 19 yılda görülen uzay-salgın bölgelerin etkisi altında en yüksek risk grubundaki Covit doktorları kendilerini korumak için gösterdikleri olağanüstü çabayla korku salmaya devam ediyor.

İlgili İçerikler:

Covit ile buruna gelen doktorlardan İç Hastalıkları Uzmanı. Cüneyt Hayretdağ, hastaları açgözlülükle tedavi etmesine rağmen kovite nasıl yakalanmadığını anlattı ve önlemlere uyması konusunda herkesi uyardı. Pandemi döneminde hastalarının mağdur olmaması için tedavilerine devam ettiklerini ve bu dönemde açgözlülükten kaçınmak için kendi kliniklerinde aldıkları önlemleri anlatan Dr. Hayretdağ, “Türkiye ile neredeyse bir yıllık bir dönem yaşanıyor. Bu covit döneminde hastalarımızın bir kısmını klinik olarak ya ofiste, gerekirse hastanede, servislerde, evde ve bazı hastalarımızı maalesef KBP desteği veya entübe olarak yoğun bakım ünitesinde takip ettik. Bu süreçte çok sayıda hastayı takip ettik.Aslında bu süreçte ofisteki hastaların çoğu covit hastasıydı.Standart olarak takip ettiğimiz şeker, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastaları gelmedi. Kliniğimizde sanki iyileşmişler gibi bir yıl oldu ve esas olarak covit hastalarına baktığımız bir yıldı. Bu kadar çok covit hastasına baktıktan sonra semptomatik bir dönem yaşamadığımız için, “Acaba geçirmiş miydik? asemptomatik covit? “Testlerimizi böyle düşünerek yaptık. Ne yazık ki, Elisa testimde covit yoktu. Aşı da Türkiye’de 10-15 günlük bir süre için yapılmalıydı. Bu aşamada asamptomatik de olsa hastalığım olmadığına göre, “Acaba neden bu kadar çok covitus hastasına bakmadım?” Sana bunu söylemek istedim. Öyleyse nasıl iman etmedim? ” dedim.

-Ofiste Covite Konusunda Ne Yaptık?

Böylesine riskli bir çalışma alanında olmasına rağmen kovitin nasıl yakalanmadığını anlatan Dr. Hayretdağ, “Hepimiz maskelerimizi taktık. El hijyenine özen gösterdik. Hasta muayenesinden sonra ve sonrasında sabunla el yıkama alışkanlığı yıllardır alışkanlığım olmuştur. Standart olarak yaptık. Ofiste her iki saatte bir yardımcı personel dahil herkes maskelerini değiştirdi. Hastaları maskesiz ofise almadık. Hasta yakınlarını mümkün olduğu kadar ofise almadık. Hastaların maskelerini açmasınlar diye ikram dağıtmadık. Personelin yemeği sadece kendisine ayrılan bölümdeydi. Koridorlarda, hasta odalarında ve benzeri yerlerde kesinlikle çay, kahve içilmesine izin vermedik. Kesin olarak Covit şüphesi olan hastaları diğer hastalardan izole ettik. Ofise giderken kendim asansör kullansam da asansöre hiç binmedim. Ama ben hep aşağı yürürdüm. Yukarı çıkarken solunum hızı maske ile daha da arttı ve ben özellikle yaya olarak indim ki derin bir ilhamla boğazımıza ve ciğerlerimize az sayıda virüsü çekme şansımız olmasın ama ben çekmedim. ayrılmak. Ama asansörü aşağı inmek için hiç kullanmadım. Sadece ofiste değil, hastanede de böyle davrandım. Ayrıca hastaları muayene ederken muayene öncesi ve sonrası EKG toplarından stetoskoplarımıza kadar hastaları alkol ile dezenfekte ettik. Alkol dışında dezenfektan kullanmadık. Kimyasal maddelerle dezenfektanlardan kaçındık. Çünkü birçok madde içeren antid dezenfektanlarda kemik iliği toksisitesinin ve karaciğer toksisitesinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Onun için sadece alkol ve sabun kullandık. Bu arada, ulaşımda hep bir kişi ile seyahat ettim. Ofise giderken, ofisten dönüş yolunda ve bazen hastalara eve gittiğimizde bile hemşiremiz kendi aracımızla hastaya ulaştı. “Aracı kirlenmenin en etkili olduğu yerlerden biri olarak kabul ettik ve bundan kaçınmaya çalıştık.”

-Evde Nelere Dikkat Etmiştim?

İş hayatında olduğu kadar ev hayatında da izole bir hayat sürdüğünü anlatan Dr. Hayretdağ, “Evde kahvaltı yaptıktan sonra dışarıda yemek yemedim, ne çay, kahve, öğle yemeği, atıştırmalık, eve dönene kadar. akşam. Çünkü maskeyi çıkarmanın riskli olduğunu düşündüm. Ofisten eve gittiğimizde özellikle eşimi, çocuğumu ve hatta köpeğimi banyodan çıkardım. Doğruca banyoya gittim. Bütün giysilerimi o gün giydiğim ceket dahil, havalandırarak değil, yıkayarak kullandım. Kimseye dokunmadan direkt banyoda bol sabunla yıkadım. Hemen dişlerimi fırçaladım ve her akşam alkollü gargara ile duruladım. Bunun dışında herhangi bir gıda takviyesi veya benzeri bir şey kullanmadım. Ancak bu dönemde D vitaminim 17 civarında olduğu için cildin bütünlüğünü korumak için 3 günde 5-10 damla arası düzenli olarak Devit kullandım. Gıda takviyesi kullanmadım. Özel kliniğimize gelen hastalarımızın çoğu zatürre sırasında grip semptomları ve bulaşıcı dönemler geçirmiş olabilir. Hastalığın bize bulaşmamasının nedeni bu olabilir. Normalde sabahları tıraş olma alışkanlığım olmasına rağmen bu dönemde kesinlikle akşamları sakalımı traş ettim. Her zaman el sağlığına özen gösterdim, ellerimde çatlak ve yara olmamasına her zaman dikkat ettim. Eldiven kullanmıyorum ve bu süre zarfında kullanılmasını önermiyorum. Onun için el sağlığına dikkat ettim, bu dönemi ellerimi bol sabunlu su ile çiziksiz, çatlak tırnak problemleri vb. Yıkayarak geçirdim. Kendimizi sosyal olarak izole ettik. Ne yazık ki sevgili eşlerimizi, arkadaşlarımızı, akrabalarımızı ziyaret edemedik ve uzun yemek seansları yapamadık. Neyse ki, bu dönemi covit ve kazasız geçirdik. İnşallah aşı olana kadar can atmam ”dedi.

Çin Aşısı Olacak

Dr. Hayretdağ, Çin Aşısı yaptıracağını belirterek, “Çin aşısı yaptıracağım ve ondan sonra 15 gün daha covit olmazsam covit dönemini sorunsuz geçirmiş olacağım” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

BSHA – Bilim Sağlık Haber Ajansı

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın