Kan Bağışı Hayat Kalitesini Olumlu Etkiliyor

 Kan Bağışı Hayat Kalitesini Olumlu Etkiliyor


Kızılay Haftası vesilesiyle kan bağışının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Şafak Göktaş, düzenli bağış yapmanın kişiye hem bedenen hem ruhen birçok fayda sağlayacağının altını çizdi.

İlgili İçerikler:

Kimi zaman hasta bir çocuğun ihtiyacını karşılayan kimi zaman bir kazazedeyi yaşama bağlayan kan, sadece bağışlarla sağlanabiliyor. Düzenli bağış yapılmadığında kan bankalarında acil durumlarda ihtiyaç duyulan kan bulunamayabiliyor. 29 Ekim-4 Kasım Kızılay Haftası vesilesiyle kan bağışının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Şafak Göktaş, düzenli bağış yapmanın kişiye hem bedenen hem ruhen birçok fayda sağladığını belirtti.

Hayat kurtaran kan, bir insanın bir başkasına verebileceği en büyük armağandır. Bu nedenle sağlıklı kişilerin düzenli olarak kan vermesi gerekir. Çünkü verilen kanlar, kan bankalarında kısıtlı bir süre saklanabilir. Bu yüzden kan bağışı hayati önem taşır. Kanın bileşenlerine ayrılarak (kırmızı kan hücreleri, trombosit, plazma) ihtiyacı olan kişiler için de kullanıldığını anlatan Uzm. Dr. Şafak Göktaş, 29 Ekim-4 Kasım Kızılay Haftası vesilesiyle kan bağışının önemine ve sağladığı faydalarına yönelik önemli bilgilere değindi.

“Kan Vermek Kanser Riskini Düşürüyor”

Düzenli olarak kan bağışlamanın sağlık için birçok faydası bulunduğunu söyleyen Göktaş, bu faydaları, “Düzenli olarak kan bağışlamak, vücutta oluşabilecek demir birikimini azaltır. Bu da kalp ve karaciğerde demir birikimi sonucu oluşabilecek hastalıkların ihtimalini düşürür. Düzenli kan veren kişilerde, kandaki demir yükü düşeceği için karaciğer, akciğer ve bağırsak kanseri riskini azaltır. Kan bağışı yaptığınızda kandan bir volüm kaybı olur. Kemik iliği de bu açığı kapatmak için yeni hücreler üretir yani daha genç ve sağlıklı hücreler oluşur. Kan bağışı hemakromatozis riskini de azaltır. Bu hastalık, demirin fazla emilimi sonucu karaciğerde depolanması sonucu oluşur. Kan bağışlayan kişilerde demir oranı düşer, hemakromatozis ihtimali minimuma iner. Kan damarları içinde bulunan fazla demir yükü, damar tıkanıklığı ve kolesterol yüksekliğine neden olur. Kan bağışı ile kolesterol seviyesi düşer” şeklinde anlattı.

“Kilo Vermede Yardım Sağlıyor”

Kan bağışı öncesi HIV, Hepatit B, Hepatit C gibi birçok hastalığa karşı testlerin yanı sıra ateş, nabız, tansiyon ve fizik muayenesi yani ücretsiz bir check up da yapıldığını söyleyen Göktaş, ‘’Düzenli kan bağışıyla hem başkalarının hayatına dokunabilir hem de fiziksel ve ruh sağlığınızın kalitesini artırabilirsiniz” dedi. Kan bağışının kilo verme ve korumaya da yardımcı olduğunu belirten Göktaş, kan bağışı sonrasında kişinin ortalama 650 kalori kaybettiğini, bu nedenle kilolu kişilere kan bağışı önerildiğini belirtti. “Düzenli kan bağışlayan kişilerin stres seviyesinin daha düşük olduğunu, bu durumun da strese bağlı erken yaşlanmayı geciktirdiğinin altını çizerim diye belirten Göktaş, kendinden çok başkalarını düşünen ve çevresi için fedakarlıklar yapan insanların iç huzur ve barışının daha yüksek olduğunu da hatırlattı.
Bu insanların yaşam süresi beklentisi ve kalitesinin de daha yüksek olduğuna dikkat çekildi.

“Kan Bağışından Sonra Hamam ve Saunya Girilmesi Önerilmiyor”

Göktaş, hepatit B, C taşıyıcıları, HIV ile infekte kişiler, nakil geçirmiş kişiler, otoimmun hastalığı olanlar, kanamaya eğilimli kişiler, kronik böbrek yetmezliği, kronik bronşit, epilepsi, kalp hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, diyabet hastalığı olanlar ve mide rezeksiyonu geçirenlerin kan veremeyeceğinin altını çizdi.Kan bağışının ardından en az 10 dakika istirahat edilmesini öneren Göktaş, “Kan bağışı sonrası 1 saat boyunca sigara içilmemeli, 6 saat ağır paketler taşınmamalıdır. Ayrıca bir gün boyunca hamam, sauna, solaryum gibi sıcak ortamlara girilmemelidir” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın