Covid-19 Osteoporoz Riskini Arttırıyor

 Covid-19 Osteoporoz Riskini Arttırıyor


Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Acıbadem Sports Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ, Covid-19′ un fizik tedavide kemik sağlığına karşı etkilerinden ve Osteoporoz hastalığına karşı etkili önlemleri anlattı, Önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

İlgili İçerikler:

Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de derinden etkileyen ve günlük alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren Covid-19, gerek hareketlerin kısıtlanması gerekse D vitamini eksikliğine maruz kalınması nedeniyle kemik sağlığımızı da tehdit ediyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Tolga Aydoğ, “Japonya’da yapılan bir çalışmada; sokağa çıkma yasağının insanların hareketliliğinde her ne kadar yüzde 50 azalma yapsa da kemik sağlığı üzerine minimal sorun yarattığı, bu durumun sık sık tekrarlanması durumunda ise kemiklerimizi kötü etkileyebileceği ortaya konmuştur. Sokağa çıkma yasağının yarattığı bir diğer sorun ise D vitamini düzeyinde düşmedir. D vitamininden mahrum kalmanın genel sağlığımızın yanı sıra kemik sağlığımızı kötü etkilediği zaten çok net olarak bilinmektedir” dedi. Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak adlandırılan ve kırık riskinde artışa neden olan, günümüzde giderek yaygınlaşan osteoporoza karşı farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü olarak kutlanıyor.
Aydoğ, bu önemli hastalığa karşı etkili 6 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

”D Vitaminin Kontrolü Gerekli”

Herkesin doğduğu günden ölene kadar yeterli ölçüde D vitamini alması gerektiğini söyleyen Aydoğ, ”Güneşten maksimum faydalanmak için her gün 10-15 dakika doğrudan güneşe maruz kalmaya özen gösterilmelidir. Balık ve balık yağı, süt ve süt ürünleri, mantar diğer önemli D vitamini kaynaklarıdır. D vitamini değerinizi kontrol ettirerek, hekiminizin belirttiği şekilde D vitamini takviyesi kullanmaya özen gösterin” diye belirtti. Gelişi güzel D vitamini kullanmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bu durumda mutlaka bir hekime danışılması gerektiğine değinildi.

”Yeteri Kadar Kalsiyum Alınmalı”

Aydoğ; ”D vitamini için geçerli olan kural, her yaşta alınması gerekliliği, kalsiyum için de geçerlidir. Kalsiyum için en önemli kaynak D vitamini kaynaklarına benzerdir; balık ve balık yağı, süt ve süt ürünleri. Bu gıdaları tüketmede sorunu olan ya da yeterince tüketemeyen kişiler için D vitamini ve kalsiyum takviye kullanımı doğru seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak kalsiyumun azlığı kadar, fazla alınması da ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” diye konuştu.

”Kemik Yoğunluk Ölçümü Yaptırılmalı”

Aydoğ “Osteoporoz tanısı koymak için kullanılan değerlendirme yöntemi kemik yoğunluk ölçümüdür. Kemik yoğunluk ölçüm sonucunun düşük saptanması mutlaka kırık olacağını göstermese de buna yatkınlık olduğunu ortaya koyar. Dolayısı ile bu değerlendirmenin yapılması, gereken durumlarda tedavinin başlanmasına olanak sağlar. Bu nedenle 3 aydan uzun süre kortizon kullananların, menopoza girenlerin; 65 yaş sonrası kadınların ve 70 yaş sonrası erkeklerin kemik yoğunluk ölçümünü yaptırması gerekiyor” dedi.

”Egzersiz Yapmak Olumlu Sonuçlar Doğurmakta”

Aydoğ, ”Kemik yapımını geliştiren en önemli katkı kemiğin yük altında kalmasıdır. Yürüme, koşu ve sıçrama kemik metabolizmasının gelişmesine önemli katkı verirler. Yapılan çalışmalar 10 gün yatak istirahati yapmanın kemik metabolizmasını olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Dolayısı ile gençler egzersiz yapmaya teşvik edilmeli, yaşlılar ise mutlaka hareketli bir yaşam sürmeye çabalamalıdır. Osteoporoza bağlı kırıkların çok önemli nedenini düşmeler oluşturur. Her ne kadar özellikle omurga kırıkları düşme olmadan da oluşabilseler de özellikle kalça kırıkları düşme sonucu oluştuğundan dolayısı ile bir yandan kalça, diz ve gövde etrafı kasların kuvvetini artırmaya çalışın, diğer yandan da denge egzersizleri yapmayı ihmal etmeyin” diye konuştu.
Sigara, kafein ve alkolden oluşan tehlikeli üçlü, kemik metabolizmasını kötü yönde etkileyerek kemik erimesine zemin hazırlar diye belirten Aydoğ, sigaradan tam olarak uzak durulması , kafein ve alkolün de fazla alınmaması gerektiğine değindi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın