Penguenler, penguengiller familyasını oluşturan, uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz  kuşlarıdır. Güney Kutbu, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Amerika, Güney Afrika ve hatta Galapagos kıyılarında yaşarlar. Kuzey Kutbu’nda bulunmazlar. Büyüklük bakımından 30-105 cm arasında değişik 17 kadar türü bilinmektedir. En irileri olan imparator penguen 45 kg ağırlığa ulaşır. Sıcak bölgelere doğru gidildikçe boyları küçülür. Denizlerdeki kabuklular, balık ve mürekkep balıkları ile beslenirler. Tüyleri kuş tüylerine hiç benzemez. Türler birbirlerinden, başlarındaki renkli tüylerle ayrılır. Kuyrukları kısa ve ayakları vücutlarının gerisinde olduğundan rahatlıkla dimdik ayakta durabilirler. Denizde saatte 10 deniz mili hızla yüzebilirler. 
xxx
Hatta penguenler, gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler. Kanatları uzun telek tüylerinden yoksun olup, kırılmadığı için uçmaya yaramaz. Buna karşılık yüzerken çok kuvvetli yüzgeç  vazifesi görür. Vücutlarını örten sık tüyler ve deri altlarındaki kalın yağ tabakaları ile Antarktika'nın sıfırın altındaki dondurucu soğuklarından korunurlar. Vücut ısılarını ayarlayan otomatik bir mekanizmaya sahiptirler. Gerektiğinde kan damarlarıyla deriye giden kanı azaltarak, yükselterek ve tüylerini dikleştirerek vücut sıcaklıklarını kontrol ederler. Penguenler arasında inanılmaz bir dayanışma vardır. Soğuktan korunmak amacıyla kümeler halinde toplanmaktadırlar. Yaklaşık 400 bin üyeli bu aile, bu şekilde donarak ölmekten kurtulmaktadır. Bu küme dışında hiçbir pengueni bırakmak istemezler. Penguenler, aralarında en ufak bir görüş farklılığına izin vermeden, nesiller boyu uyum içinde yaşayan ender hayvanlardandır. Ve kendilerine özgü düzenle yaşamaya devam edeceklerdir.
xxx 
Kısır siyasi çekişme ve atışmalar herkesin malumu. Artık herkesin yüzü ekşiyor. “Sıkıldık.” Yarın 16 Nisan. Yarın, ülkemizdeki siyasi hareketliliğin getirdiği sıfırın altındaki dondurucu soğuklardan korunma, nesiller boyu uyum içinde yaşama geleneğini hayal etme ve sürdürme günüdür. Yarın umalım ki, “her gece gelecek kaygısıyla uyumak, aynı kaygıları her yeni güne taşımak ve tüm enerjisini görüş ayrılıklarında yok eden toplumun bütün kesimlerinin gündeminin gelecek vaat eden konularla yer değiştirme günü” olsun. Yarın, siyaset yapıcıların savunuculuğunu yapmak yerine “elini cebine attığındaki satın alma gücünün senin yaşamsal kabiliyetinin ölçüsü olduğunu bilerek” oy kullanmanın günüdür. Yarın, “kendini bu ülkede ne kadar kıymetli hissettiğini, yapabildiklerini ve yapabileceklerini” düşünerek fikrini sandığa yansıtma günüdür. Kendine ayırabildiğin vakit, çocuğuna sağlayabildiğin imkân, gönlündeki huzurun tescil günüdür yarın. Sana “dayatılan” mı yoksa “ortak uzlaşıda” karşına çıkan mıdır bilmem ama “herkes için bir şanstır” yarın. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol