Geçen hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu, 32. Eylem Planı’ndan oluşan kültür paketini açıkladı.
                 Davutoğlu, sanatçıya vefa projesini hayata geçireceklerini söylerken, insan merkezli, kültür odaklı şehir yenileme ve koruma programının da hayata geçirileceğini belirtti...
                Ülke ve şehir gündemimizi fazla meşgul etmeyen bu tasarıyı çok anlamlı ve önemli bulduğumu söyleyebilirim...
                  Bu tasarının şehrimize yansıması ve uygulanması, beklentilerimiz umarım boşa çıkmaz.
                 Trabzon; tarihi, kültürü ve sanatı yoğun bir şehir… Ama önemini bilen de bilmeyen de bu isme bir sürü anlamlar yüklüyor ve anlamlar üzerinden ticari bir rant oluşturuyor... Rant sağlayanlar ise Trabzon ve Trabzonspor Dernekleri. Bu dernekler kentin ismini kullanarak birtakım avantajlar elde etmek istiyor. Son zamanlarda film yapımcıları da kentin değerlerini kullanıp Trabzon’un şifresini bulmaya çalışıyor…
                  İki üniversitemiz var… Amacı sadece ticaret olan Avrasya Üniversitesi’ni geçelim.. KTÜ bu şehir ile ilgili kaç tane kültürel ve sosyal projeler ortaya koydu?
Geçen ay İstanbul Üniversitesi’nde ‘Yeşil Bigelerim’ adlı Trabzon kadınını anlatan fotoğraf sergisi düzenledim. Sergi devam ederken Trabzon Uzunsokak’ta çektiğim Adil Baba (Bir Ömrün Demi) belgesel filminin gösterimini öğrenci ve öğretim üyelerine yaptık. Film bitiminde de küçük bir söyleşi gerçekleştirdik. 50 yıldır 2 metrekarede çay ocağı işleten Adil Baba’yı ve Trabzon’u anlattık. Tabii ki onlara farklı anlatılan Trabzon’u değil, gerçek Trabzon’u anlatmaya gayret gösterdik.
Sergiye gitmeden 2 gün önce Araklı pazarında mısır ekmeği, fındığı ve telli peyniri aldım. Yapacağım bu etkinliklere memleketimden küçük bir tat katmak istedim. Kokteyli bunlarla yaptık. Bu etkinliklerin ticari hiçbir amacı yoktu. Sadece mezun olduğum bu büyük üniversite de memleketimi ve insanımı anlatmaya çalıştım. Bu iki etkinlikten herkes memnun kaldı. Memleketimizde görmediğimiz değeri İstanbul Üniversitesi’nde fazlasıyla gördük.
Bu vesileyle etkinliklerin gerçekleşmesi için büyük hassasiyet gösteren şehrin yaşayan en büyük değeri Sayın Faruk Özak’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 
Bu kent ile ilgili hiçbir şey yapmayan ama yapmış gibi görünüp kendini topluma Trabzon sevdalısı diye tanıtan, İstanbul’da yaşayıp sadece Trabzonspor üzerinden propaganda yapıp insanları karalayan kişiler görüyoruz. Bunların bırakmış olduğu kötü imajı ve maddi zararı burada doğup büyüyen ve bir şeyler yapmaya çalışan bizler çekiyoruz.
Umarım herkes şapkayı önüne koyarak ‘Ben bu şehir için ne yaptım, ne yapabilir’ diye düşünür ve rant uğruna şehre zarar vermekten vazgeçer. Şehrimizi, insanımızı güzel anlatan kitaplar, filmler, sergiler ortaya koyar ve kent için bir şeyler üretir. Adana, İzmir, İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirdiğim sosyal ve kültürel projelerin çok daha fazlasının gerçekleştirilmesinden büyük bir mutluluk duyarım. 
Başka Trabzon yok!
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol