İkinci yarının süper takımı Trabzonspor’da sakatlıklar ve cezalılar teknik heyeti zor duruma soktu. Son saniyelerde sakatlarının düzelmesiyle morallerimizi düzelten, Durica ve Mas’ın Rizespor maçında bize güç katacağı kesindi. Sakatlıkları nüksetmezse gelecek haftaki Beşiktaş maçına da tam kadro çıkarız.
Aslında Rizespor maçının çok zor geçeceğini herkes biliyordu. Çünkü Rizespor tam ateş çemberinin içinde. Onun içinde can havliyle maça asılacakları belliydi. Fakat Trabzonspor’un bu maça gelinceye kadar ki form grafiği, aynı zamanda da inançlarıyla birleştiği zaman neler yaptıklarını ikinci yarı maçlarında herkes görmüştür. Eğer bu maçtan yenik ayrılmış olsaydık, Beşiktaş maçına da büyük bir moral bozukluğu ile çıkacaktık ki, o zaman kayıplar üst üste geldi mi ki ilk 5’e girmemizde zora girecekti.
Bu karşılaşmada çok kötü oynamış olsak da Rizespor ile aramızdaki klas farkı, Rize’den 3 puanla dönmemize yetmiş oldu. Aksi düşünürsek Antalya’nın zorda olsa kazanmış olması, gelecek maçların daha zorlu ve çekişmeli geçeceği anlamına geliyor.
Rize’de insanlar takımlarına adeta küsmüş, takım düşmüş gibi bir hava vardı. Trabzonspor kanadında ise lig adeta yeni başlamış ve takımımız şampiyonluğa oynuyormuş havası hakimdi. Rize’de taraftarlarımız takımına tam destek verdiler. Maçın başlarında her iki takım da pozisyonlarla başladı demek doğru olur. Önce Rize’nin sonra da Trabzonspor’un pozisyonları vardı. Fakat oyuncularımız önceki maçlara göre hırslarını ve arzulu futbolunu Trabzon’da bırakmışlar gibi bir havayla oynadılar.
20.dakikada Rizespor’un geri pası yaptığı bir pozisyonda kalecinin topu elle almasına hakem endirekt serbest vuruş verdi. Zeki’nin vuruşu N’Doye’ye çarparak Rizespor ağlarına gitmesi Trabzonspor için çok büyük bir kazançtı. Kötü oynadığımız bu bölümde gol atmamız, bizim açımızdan çok iyi oldu. Fakat golden sonra Rizespor atakları tehlikeli bir şekilde kalemizde yaşandı. Trabzonspor’da Onazi ve Bero’nun çok kötü oluşu Rizespor’un hücumda daha etkili olmasının etkenlerinin başında geliyordu. Bunun yanında ileride oynayan N’Doye’nin etkisiz oluşu bizim için ayrı bir handikaptı. Bakın bizim orta sahamızın kötü oluşu, Rizespor’un daha etkili oynamasını sağlamış oldu. Fakat Rizespor takımında oyuna katkı sağlayacak oyuncu yok gibi. Onun içinde kendilerini tamamen bırakmışlar. Bu takıma karşı bizim takımda belki de en kötü oyununu sergiledi diyebilirim. Çok kötü oynayan bir takıma hoca anında müdahale etmesi gerekir. Fakat bizim Ersun efendi kenarda adeta bir seyirci gibi maçı izliyor ve Rizespor’un gol atmasına davetiye çıkarmak için oyuncu değişikliğine gitmiyor.
Bak Ersun Yanal, ben her zaman senin kalmandan yana tavır koyanlardanım. Fakat senin artık o eski günlerdeki Ersun olmadığına ben de kanaat getirdim. Bu Matus Bero senin oğlun mu ki bu kadar rezil oynayan bir oyuncuyu sahada tutuyorsun. Çok kötü oynadığımız bir maçtan 3 puan almak iyi geldi. Artık haftaya oynayacağımız Beşiktaş maçı çok daha önem taşıyor diyebiliriz. Haydi taraftarlar haftaya doldurun Akyazı’yı şimdi sıra sizde!...
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol