Trabzonspor, ligin ikinci devresindeki en mahkum oyunundan çok anlamlı 3 puan çıkararak UEFA şansını sürdürdü. 3 puan anlamlı idi, çünkü maç öncesi söylentiler ayyuka çıkmıştı. Ev sahibi ekibin kazanma zorunluluğu, Trabzonspor’un eksikleri kağıt üzerinde Ç.Rizespor’u favori gösteriyordu. Ancak bordo mavili ekip, şansla veya rakibin acemiliği ile bir şekilde öne geçince bunu korumayı bildi. Üstelik rakibe tam 12 kez korner atışı ve sayısız duran top şansı vermesine rağmen adeta etten bir duvarla gol izni vermedi.
Trabzonspor ikinci yarının tamamında sahasına kapanarak oynadı. Ve rakibe çok pozisyon şansı verdi. Fakat, unutulmamalı ki Trabzonspor ikinci yarıda daha doğrusu 9 maçta sadece ve sadece 2 gol yemişti. Yani bir şekilde kalesini savunmayı biliyordu. Ve dün bunu bir kere daha göstererek çok zorlansa da 3 puanı almayı başardı.
Bordo mavili takımda belki de en önemli eksikler Yusuf Yazıcı ile Pereira’nın olmayışları idi. Uğur Demirok’un yokluğu Durica’nın katılımı ile giderildi. Ama özellikle Yusuf’un yokluğu takımı etkilerken, Olcay’ın sahada hiç görünmemesine de yol açtı. Çünkü bu ikilinin arasında sanki gizli bir bağ vardı. Biri olmayınca dün o bağlantı kesilmiş oldu. Öyle ki Olcay Trabzonspor’daki 10’uncu lig maçında en kötü performansını sergiledi denebilir. Dışarı alınması için sakatlığını beklemek büyük bir ironi idi bence… Olcay, Castillo, Bero ve N’Doye’dan oluşan forvet hattı çok top ezdikleri ve birbirleri sanki ilk kez oynuyormuş gibi kopuk olduklarından etkin olamadılar. İçlerinde bir tek D’Doye geriye gelip savunmaya etkin olarak yardım etti.
Orta alanda Bero’nun tercihi Yanal’ın takdiridir. Ama bu oyuncunun verimsizliği karşısında eli kolu bağlı bekledi. Bana göre 18 kişilik kadroda bulunan Abdülkadir Ömür çok iyi bir anahtar olabilirdi. Hem top saklayıp takımı rahatlatabilir, hem aralara atacağı toplarla hücum zenginliği yaratabilirdi. Fakat Ersun Yanal sanırım skoru korumayı tercih etti. Kazandığı için de takım ne kadar kötü olursa olsun haklıdır denebilir. 
Trabzonspor adına sahanın tartışmasın en iyisi kaleci Onur’du. Tam 4 kez karşı karşıya net pozisyonda rakiplerine geçit vermedi. Durica, Medjani, Okay, Onazi ve N’Doye oyunun savunma yönünde çok başarılı hamleler yaptılar. 
Trabzonspor dün çok zorlanmasına rağmen son anlarda Yusuf Erdoğan’la 2, Rodallega ile bir kez olmak üzere toplam 3 net pozisyondan da yararlanamadı. Eğer maç puan kaybı ile tamamlansa idi bu pozisyonlar ve bu iki oyuncu bugün en çok tartışılan kişiler olabilirdi!
Kısaca futbol ciddi bir iştir ve oyunun gereği mutlaka yapılmalıdır. Bu tür pozisyonlar bir maçta ancak kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir takımın can havliyle saldırdığı son anlarda yakalanabilir. Eğer bunları gole çeviremezseniz “ Ben niye yedek kalıyorum?” sorusunu da soramazsınız! Umarım mesaj yerine gitmiştir!
Komşu Çaykur Rizespor’un umutları bu mağlubiyetle biraz daha tükendi. Belki kazanmak için sahanın içinde her şeylerini verdiler ama, tribünleri kendilerini terk etmişti bir kere… Böylesine hayati bir maçta bile 16 bin kişilik stadyum boş ise ve tribünlerde sadece bir avuç konuk taraftarın sesi çıkıyorsa camia olarak mutlak surette bir özeleştiri yapmalılar… Çaykur Rizespor ikinci yarıda hiç maç kazanamadı sanırım… Bu gidişle nasıl kazanırlar ve durumu tersine nasıl çevirirler bilinmez. Bu takım küme düşerse Rize kenti ekonomik açıdan da büyük kayba uğrayacak. Sonun şu ki, Ç.Rizespor’u sevenlerin bunun farkında olduklarından emin değilim…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol