Ulusal güvenlikte şöyle bir gerçek vardır.
İstihbaratınız ve cesur bir bakanınız yoksa karanlıkta kalırsınız.
***
Hal böyle olunca FETÖ’cü hainlerden temizlenen istihbarat birimi bir nebze de olsa rayına oturunca, iç güvenlik mekanizmasının şakır şakır işlediğine şahit olduk.
***
Sadece son 6 ay içerisinde, güvenlik güçlerimiz 12 bin 500'ü aşkın operasyon yaptı.
Eksi 40 derecelere varan hava şartlarında dağ taş didik didik arandı.
Eskiden dağlar bombalanırdı, şimdi ise terör örgütlerinin deyim yerindeyse inlerine bomba atılıyor.
***
Kış döneminde 887 sığınak ve barınak imha edildi.
Öyle barınaklar ki, 4-5 katlı…
500 kişiyi tık içeri, aylarca yaşar.
***
Halen, Gabar’da,
Cudi’de,
ve Bestler Dereler bölgesinde, nokta operasyonlar yapılıyor.
Birçok üst düzey PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi ve getirilmeye devam ediyor.
***
Terörle mücadelede etkin bir ivme yakalayan güvenlik güçlerimiz, sırtını terör örgütü PYD’ye yaslayanları da unutmadı.
Başta HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere, dilinden kin ve kan damlayan bölücü milletvekillerini de kodese tıktı.
Bu gözaltı ve tutuklamalar, devletin terör konusundaki kararlılığını da adeta kanıtlar niteliğindedir.
***
Yani “İnlerine gireceğiz” denilirken,
Gazel okunmuyordu…
***
Yine son yedi ay içerisinde,
113 bin 260 kişi FETÖ'yle ilgili gözaltına alındı.
Bunların 47 bin 155’i tutuklandı.
863 kişi ise firari durumda…
***
Mamafih muhterem;
Bu operasyonlar ve bu kararlılık sadece cesur adamların işidir.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’da gerçekleştirilen toplu açılış töreninde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan övgüyle bahsetmesi, işte bu yüzdendir.
***
Hak edene hakkını vereceksin kardeşim.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şapka çıkartılacak işlere imza atıyor.
Ekibi de, adımları da sağlam…
Öyle ki, muhalefet partilere gönül vermiş vatandaşların bile takdirini kazanmış durumda.
Demek ki, at binenin, kılıç kuşananınmış…

KULAĞA ÜFLENEN İDDİALARI KÖŞE YAZISINA TAŞIMAK GAZETECİLİKSE, 
SAYGI ÖZTÜRK BU İŞİN NİRVANASIDIR…
Hazır İçişleri Bakanlığı’nı konu edinmişken, bir konunun daha altını çizeyim.
Sözcü Yazarı Saygı Öztürk, İçişleri Bakanlığı personelinden Selahattin Aydınlı, Ali Faik Hacıoğlu ve Erdem Sürmen hakkında çeşitli iddialar ortaya atmış.
Yazıyı ben de okudum!
İşkembeden atmak bu olsa gerek!
***
Kariyeri boyunca fotoğraf makinesi, kalem ve kâğıttan başka hiçbir işle meşgul olmayan Aydınlı’yı gençlik kolları başkan yardımcısı yapmış.
Oysaki Aydınlı, hiçbir partide aktif görev almadı.
***
Bir diğeri Ali Faik Hacıoğlu…
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bizzat yakın çalışma ekibinde olmasını istediği ve istisnai kadrodan bakanlıkta görev almış bir isim.
Vatanını, milletini seven, çalışkan ve bir o kadar da azimli…
Bakan Soylu’nun çalışma ekibini kendisi seçmesi nasıl ki en doğal hakkı ise, Hacıoğlu’nun da bu görevi kabul edip göreve başlaması en doğal hakkı değil mi?
***
Araştırmadan, sorgulamadan kulağına üflenen iddiaları köşe yazısına taşımak gazetecilikse, Saygı Öztürk, bu anlayışın Nirvana’sıdır.
Tehlikeli haberlere başkalarının imzasını atmakla bu işler olmaz muhterem…
Çamur atarken iki kez düşün, önce senin ellerin kirlenecek diyeceğim ama bu sefer de suya ayıp olacak.
Zira o da her ele nasip olmuyor muhterem…
Diyeceğim o ki, erdemli bir insanım diyebiliyorsan, Aydınlı, Hacıoğlu ve Sürmen’e koca bir özür borçlusun.











 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol