Bana her 1 Mayıs, İştirakçi Hilmi’yi hatırlatır.
İştirakçi Hilmi, 1880’li yılların başında İzmir’de doğdu.  26 Şubat 1910’da İştirak Gazetesini çıkardı. 1 Mayıs İşçi Bayramını ilk kez gazetesinde o duyurdu. 
Emperyalizme karşı sosyalizmi savunan ilk Türk gazeteci oldu.
Osmanlı sosyalist fıkrasını kuracağı sırada gazeteci arkadaşı Ahmet Samim vuruldu.
Ahmet Samim için 13 Haziran 1910'da özel bir sayı çıkardı, İttihat ve Terakki sorumlu tuttu. Dönemin ünlü Cezaevi koğuşu Bekirağa Bölüğüne atıldı. 
Bir süre hapis tutulduktan sonra salıverildi ve Sosyalist Fıkra'yı kurdu. Bunu da ilk sosyalist gazete İştirak’ten duyurdu. Hükümet bu bildirinin ardından İştirak’ı kapattı.
Bunun üzerine dergiler çıkarmaya başladı ancak onların da akıbeti aynı oldu. İştirakçi Hilmi’yi durduramayan hükümet onu Kastamonu’ya sürgüne gönderdi.  
Çıkarılan genel aftan sonra İstanbul’a dönebilen İştirakçi Hilmi, Paris’e giderek 1 Mayıs kutlamalarını izledi. Yurda döndüğünde de hayatı yine sürgünlerle geçti. 
İttihat ve Terakkicilerin dağılmasının ardından Hürriyet ve İtilafçılar başa geldi. Böylece İştirakçi Hilmi’nin sürgün hayatı da son buldu. İstanbul’a dönen İştirakçi Hilmi, 20 Şubat 1919'da Türkiye Sosyalist Fırkasını kurdu. 
2 ay sonra da “İdrak” gazetesi yayımlandı. İdrak, işçi olaylarını anlatıyordu. 1 Mayıs 1922'de İşçi Bayramını resmi tatile dönüştürdü. 
15 Kasım 1922’de gazeteler Bozdağan Kemerinin altında Hüseyin Hilmi'nin cesedinin bulunduğunu yazdı. Katil olarak Haydar adındaki bir zaptiye yakalandı. 
Demem o ki, biz bugün 1 Mayıs’ı bayram olarak kutluyorsak bunu davasına inanan bir gazeteci olarak İştirakçi Hilmi başardı. 
Memleketin dört bir yanına sürülen, sık sık hapse atılan İştirakçi Hilmi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü azmiyle bizlere armağan etti.
Bugün meydanlarda omuz omuza halay çeken, kardeşlik türküleri söyleyen, emeğin ve hakkın mücadelesini yürüten herkes İştirakçi Hilmi’yi bilmeyebilir ama bilen biri olarak onu saygı ve minnetle anıyorum.
Onun davasını sizlerle paylaşıyorum..
Yaşasaydı eminim taşeronluğa karşı da mücadele ederdi. 
Hayalini kurduğum mücadelesine ses veriyorum ve taşeronluk sisteminin son bulduğu nice 1 Mayıs’la kutlamak istiyorum.
Tüm emekçilerin, işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
İşçiler tarafından “kölelik” olarak adlandırılan taşeron sistemi son bulsun!



 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol